
Cenazeler tuhaf bir kurala göre işler: herkesin asıl dinlemek için geldiği kişi, programda payına hiçbir şey düşmeyen tek kişidir. O gün anlatılan her hikaye başkasının ağzından anlatılır. Her “buna bayılırdı” sözü bir tahminden ibarettir. Bunun böyle olması gerekmiyor. On dakika ve bir mikrofonla siz de programda yer alabilirsiniz: katılmayacağınız ama yine de biçim verebileceğiniz bir günde dinletilecek, kendi sesinizle kaydedilmiş kısa bir mesajla.
Bu rehber, cenazenizde dinletilecek kısa bir konuşmayı kaydetmeyi anlatıyor: iki dakikada ne söyleyeceğinizi, gözyaşıyla kahkaha arasında nasıl bir ton tutturacağınızı ve arama sonuçlarında kimsenin yanıt vermediği iki pratik soruyu. Kaydı kim çalacak ve o kişi kayda nasıl ulaşacak? (Eksiksiz bir anma yazısı ya da konuşma yazmak istiyorsanız, bu işin inceliklerini anma konuşması yazma ve kaydetme rehberimizde bulabilirsiniz. Bu yazı ise onun daha kısa, daha kişisel kuzeni.)
Neden giderek daha çok insan kendi cenazesinde söz almayı seçiyor?
Salonda duyulan ses anılan kişinin kendisine ait olduğunda bir şeyler değişir. İki dakika boyunca tören bir yokluğu anmaktan çıkar ve o kişinin son bir kez orada olduğu bir zamana dönüşür: omuzlardaki gerginlik çözülür, insanlar gözyaşları arasında gülümser ve ardından anlatılan hikayeler daha sıcak, daha gerçek bir hal alır. Sizin sesinizle kaydedilmiş bir mesaj, sözlerinizin bir başkası tarafından okunmasının asla yapamayacağı bir şey yapar: salona zamanlamanızı, aksanınızı, espriden hemen önceki o kısa duraklamayı getirir. İnsanlar bir yazı tipini anmak için toplanmaz. Bir sesi anmak için toplanırlar.
Goodbye App'in ardındaki sessiz felsefe de budur: bir ayrılık yalnızca yastan ibaret olmak zorunda değildir. Doğru yapıldığında, sizin sesinizden dinlenen kısa bir mesaj, buna çok ihtiyacı olan bir salona sıcaklık, kahkaha, hatta biraz muziplik getirebilir; bunlar bir cenazede neredeyse hiç yaşanmayan duygulardır.
Dünyayı hem güldüren hem ağlatan kayıt
2019'da Dublin'deki bir mezarlıkta, İrlanda Savunma Kuvvetleri'nin eski askerlerinden Shay Bradley mezara indirilirken cenazeye gelenler sessizlik içinde ayakta duruyordu. Derken bir hoparlörden kapı çalar gibi vurma sesleri geldi. Ardından Shay'in sesi duyuldu: dışarı çıkarılmak için bağırıyor, karanlıktan yüksek sesle yakınıyor ve sonunda şarkı söylemeye başlıyordu. Bu kaydı vefatından önce yapmış ve ailesinden, kaydı mezarın başında çalmalarını istemişti. Bu kısa kayıt birkaç gün içinde dünyayı dolaştı; ailesinin sonradan söylediği söz de nedenini açıklıyor: o kayıtta, son bir kez, tamamen kendisiydi. Kızının anlattığına göre, torunlarının onunla ilgili son anısının bir kahkaha olmasını istemişti.
Sizin böyle bir şakaya ihtiyacınız yok. O kaydı değerli kılan espri değildi; ayrılık anının onun sesiyle, onun istediği biçimde ve tam da onun mizah anlayışıyla yaşanmasıydı. Bu kısım herkesin elinde.
İki dakikada ne söylenir? (Uzun bir konuşmaya gerek yok)
Cenazenizde dinletilecek bir mesaj ne bir anma konuşmasıdır, ne bir hayat hikayesi, ne de bir nutuk. İki dakika, dört adım:
- Selamlayın. “Beni duyuyorsanız, sonunda kalkıp gidemeyen bir dinleyici kitlesi bulmuşum.” Ya da kısaca: “Herkese merhaba. Benim.” Salonun sesinize alışması için bir nefeslik süreye ihtiyacı vardır; bu yüzden hafif bir açılış cümlesi seçin.
- Teşekkür edin. Kişinin adını verin, yaptığı şeyi söyleyin: “Maria, otuz yıl boyunca araba kullanışımı iyi buluyormuş gibi yaptığın için sana teşekkür ederim.” Somut olan, genel olandan her zaman daha etkilidir.
- Armağan edin. Salondakilerin aklında tutmasını istediğiniz, doğru olduğunu bildiğiniz tek bir cümle. Öğrendiğiniz şey, sevdiğiniz şey, ara sıra bir pazar gününü nasıl geçirmelerini istediğiniz.
- Özgür bırakın. Onlara yemek yemelerini, gülmelerini, birbirlerine göz kulak olmalarını, park süresi dolmadan evlerine gitmelerini söyleyin. İyi olmalarına izin vermeniz, kayıttaki en değerli şeydir.
İşinize yarayacaksa önce yazıya dökün, ama bir duyuru okur gibi okumayın. Konuşur gibi anlatın. Bir kere kaydedin, bilemediniz iki. Kendi cümlenize gülüp takıldığınız o yer bir kusur değildir; asıl değerli olan odur.
Hepsi bir araya geldiğinde, eksiksiz bir mesaj bu kadar kısa olabilir:
Herkese merhaba. Benim. Evet, sizi görebiliyorum. Merak etmeyin, yalnızca ses paketini seçtim. Geldiğiniz için teşekkür ederim; sıradan geçen her salı günü için de teşekkür ederim. Franco, garajın anahtarı çalışma tezgahının altına bantla yapıştırılmış; haziran gelmeden nasılsa bulurdun. Birbirinize göz kulak olun, önce tatlının güzelinden yiyin ve park süresi dolmadan evlerinize gidin. Bu, yönetimin emridir.
Doğru tonu tutturmak: teselli, minnet, hatta mizah
Bu mesajların en iyileri iki tonu aynı anda taşır: komik olabilirler, çünkü sevgi dolu oldukları her hallerinden bellidir. Her cümle için işe yarar bir sınama: salondakiler ağlıyor olsaydı, bu cümle yine de sıcak karşılanır mıydı? Shay Bradley'nin kapı çalma şakası işe yarar, çünkü şakanın altında apaçık bir mesaj yatar: Ben hâlâ benim, bu kadar üzülmeyin. Hedefiniz bu olsun. Kaldırabilecek olanlara takılın, teşekkür duymaya ihtiyacı olanlara teşekkür edin ve bu kürsüyü asla bir hesaplaşmaya dönüştürmeyin. İçinde iğne olan bir mesaj, o iğneyle hatırlanır.
Mizah size göre değilse zorlamayın. Sakin bir sıcaklık, sevdiğiniz bir şiirden bir dize, kendi sözlerinizle iyi dilekler: salondakilerin sizden bir gösteri beklediği yok. Tek ihtiyaçları, sesinizin size benzemesi.
Bu hayatta istediğim her şeyi elde edemedim. Onun yerine hepinize sahip oldum; meğer kârlı çıkan benmişim. Ağlamanız gerekiyorsa ağlayın, ama kahveden önce en az bir kez gülmek zorundasınız. O hikayeyi seçin. Hangisi olduğunu biliyorsunuz.
Kimsenin çözmediği pratik sorun: kaydı kim, ne zaman çalacak?

Planların çoğu tam da burada sessizce suya düşer. Telefonunuzdaki bir kayıt, şifrenizin arkasında kilitli kalır. Dizüstü bilgisayarınızdaki bir dosya ise o hafta kimsenin aramak istemeyeceği dijital bir samanlıktaki iğnedir. Varlığından kimsenin haberi olmayan bir kayıt da hiç kimseye dinletilemez. Böyle bir mesajın bir emanetçiye ihtiyacı vardır: kaydın var olduğunu bilen, kayda sorunsuzca ulaşan ve onu doğru anda çalmayı kabul eden, adı belli tek bir kişi.
Bu kişiyi özenle seçin. Soğukkanlı biri, törende mutlaka bulunacak biri, duygulanmışken bile bir hoparlörü çalıştırabilecek biri olsun; bu sonuncusu, sandığınızdan çok daha fazla kişiyi eler. Ona kaydı ne zaman çalacağını söyleyin: mezarın başında, törenden sonraki buluşmada ya da bir gece önce aileyle baş başa, sessizce. Zamanlama en az mesajın kendisi kadar önemlidir: yasın tam ortasındaki bir salon, hikayelerle dolu bir akşam yemeği masasından farklı dinler.
Zamanlanmış ve özel gönderim nasıl işler?
Goodbye App'te mesajınızı kendi sesinizle, uygulamanın içinde ve ücretsiz olarak kaydedersiniz. Mesaj, belirlediğiniz zamana kadar tamamen gizli kalır. Emanetçinizi alıcı olarak belirler, gönderim zamanını da seçersiniz: vefatınızdan sonra ya da 30 yıl sonrasına kadar dilediğiniz bir tarihte. Zamanı geldiğinde mesaj, sizden geldiği açıkça belli olacak şekilde e-postayla ona ulaşır; ne arayıp bulması gereken bir şey olur ne de önüne çıkan bir şifre. O güne kadar, malzemeniz geliştikçe mesajınızı istediğiniz kadar yeniden kaydedebilirsiniz.
Dürüst bir not düşelim: uygulama kaydı seçtiğiniz kişiye ulaştırır; mezar başındaki hoparlör işi ise onun sorumluluğundadır. Şarjı dolu birini seçin.
Tek mesaj mı, birçok mesaj mı: cenazenin ötesindeki anlar
Bir mesaj kaydeden kişilerin çoğu, cenazenin çok daha uzun bir takvimdeki yalnızca ilk tarih olduğunu fark eder. Kaçıracağınız ilk doğum günü için bir mesaj. Yıllar sonraki bir düğün için bir başkası. Bir tane de bu kayıptan en çok etkilenecek arkadaşınız için, törenden bir ay sonrasına zamanlanmış olsun: eve yemek getirenlerin ardı kesildiğinde ve hal hatır soranlar seyreldiğinde. Goodbye App'te her mesaj ayrı ayrı zamanlanır; böylece sesiniz yalnızca bir kez değil, ona en çok ihtiyaç duyulacak anlarda ulaşabilir. Bu uzun takvimi nasıl kuracağınızı sevdikleriniz için mektup yazma rehberimiz adım adım anlatıyor.
Asıl istediğiniz gündelik kayıtlarsa, bunları hazırlamanın pratik yanını, yani ne söyleyeceğinizi ve telefonun sesinizi düzgün kaydetmesini nasıl sağlayacağınızı sevdikleriniz için sesinizi kaydetme rehberimizde bulabilirsiniz.
Mesajınızı bugün ücretsiz kaydedin
Dört adımınızı artık biliyorsunuz: selamlayın, teşekkür edin, armağan edin, özgür bırakın. Kayıt, dün akşam ne izleyeceğinize karar verirken harcadığınız süreden daha az zaman alacak ve bu hafta yapacağınız neredeyse her şeyin aksine, otuz yıl sonra da önemli olacak. Ücretsiz kaydolun, kayıt tuşuna basın ve söylemek istediğinizi söyleyin. Dublinli bir dede bütün bir mezarlığı güldürebildiyse, siz de bir salona tam olarak hissettirmek istediğiniz şeyi hissettirebilirsiniz: bir kez daha orada olduğunuzu ve gülümseyerek ayrıldığınızı.
Every person has a legacy®
Başla




